Sosyal Medyanın Hayatımıza Kötü Etkileri ve Bu Etkilerden Kurtulma Yolları

İçeriği Paylaşın!

Sosyal medya
son zamanlarda hayatımızı en meşgul edenlerin başında geliyor. Özellikle son
dönemlerde hızlı bir artış gösteren çeşitli sosyal medya uygulamaları aşırı derece de kullanılmaya başladı.
Hatta durum öyle bir hal aldı ki insanlar birlikteyken bile zamanlarının çoğunu
sosyal medya hesaplarında geçirir hale geldi.

Sosyal medya aslında içerisinde birçok güzelliği
barındırıyor. İnsanlar hobileri hakkında çeşitli paylaşımlar yapabilirken,
birçok güncel konu hakkında da daha geniş bir tartışma ortamı bulabiliyorlar.
Bu açıdan bakıldığında sosyal medya hem günceli takip edebilmek açısından hem
de yeni bilgiler ve hobiler edinmek açısından bizlere büyük faydalar sağlıyor.
Özellikle İnstagram ve Twitter uygulamaları bu konularda insanları bir araya
getirerek yeni bir sosyal paylaşım ortamı oluşturuyor.

İnsanlar İnstagram üzerinden çeşitli paylaşımlar
yaparak gün içinde yakaladıkları güzellikleri diğer insanlarla
paylaşabiliyorlar. Hatta fotoğrafa ayrı bir ilgisi bulunanlar hobi olarak
başladıkları bu işi diğer insanlarla paylaşarak bu konuda ki profesyonel
insanlardan yorum alabiliyorlar.

Diğer yandan
Twitter ise anlık paylaşılabilen
durumlar sayesinde güncel olaylar hakkında fikir belirtmenize ve yeni bir
tartışma ortamı oluşmasına olanak sağlıyor. Özellikle de Türkiye’de Twitter
uygulaması bu açıdan fazlasıyla rağbet gören bir uygulama. Son dönemlerde
gelişen siyasi ve güncel olaylar hakkında insanlar fikirlerini belirtiyor ve
farklı fikirleri olan insanlarla bilgi aktarımı gerçekleştirebiliyorlar.

Sosyal medya
uygulamalarının diğer bir güzel yanı ise gün içinde yaşanan haberler sonrası
insanların kamuoyu oluşturmasına fırsat veriyor. Ne yazık ki ülkemizde yaşanan
bazı tecavüz ve cinayet haberleri, haber kanalları nedeniyle insanlara
duyurulmayabiliyor. Bu gibi durumlarda ise devreye sosyal medya ve
kullanıcıları giriyor. Örneklerine defalarca şahit olduğumuz gibi üstü
kapatılmaya çalışan bir olay hakkında birlik olarak, olayın hem halka
duyurulmasını hem de oluşturdukları tepki vasıtasıyla olayın tekrar mahkemeye
taşınmasını sağlıyorlar. Bu sayede zarar görmüş masum insanların haklarını
sosyal medya üzerinde oluşturdukları kamuoyu sayesinde savunabiliyorlar. Ancak
ne yazık ki sosyal medya her zaman içerisinde bu denli güzel yönleri
barındıramıyor. Bu yazımızda sizlere
sosyal medyanın hayatımıza kötü etkileri nelerdir
, bunlardan bahsedeceğiz.

1) Siber Zorbalık

Her ne kadar
birçok açıdan insanlara fayda sağlıyor olsa da siber suçlara karşı alınan
tedbirlerin yetersiz olması ve insanların içlerinde taşıdıkları nefreti sanal
ortamda daha fazla dışarıya vurmaları nedeniyle bazı durumlarda sosyal medya
bir bela haline gelebiliyor.

Bunun en
büyük örneğini siber zorbalık. Siber
zorbalık aslında gündelik hayatta karşılaştığımız zorbalıklarla benzerlik
gösteriyor. Sanal platformlar üzerinde paylaşım yapan insanları taciz ve nefret
söylemleriyle aşağılamak olarak tanımlanan siber zorbalık günümüz en büyük
sanal sorunlarından biri. İnsanlar internet üzerinde kimliklerini daha rahat
gizleyebildiklerini düşündükleri için gördükleri herhangi bir paylaşımın altına
attıkları yorumlar ile insanları aşağılıyor ve hatta taciz ederek psikolojik
baskı altına sokuyor.

Siber Zorbalık Nedir?

Siber
zorbalık sanal alem üzerinden yapılan zorbalık biçimidir. Aslına bakarsanız gün
içinde yaşanılan zorbalık türleriyle benzerlik gösterir. Genellikle okul
çağında ki çocukların ve gençlerin maruz kaldığı bir durumdur. Genç kesimin
internetle daha haşır neşir olması dolayısıyla günün her saati siber zorbalığa
uğrama ihtimalleri artıyor. Özellikle okul çağındaki bireyler devamlı olarak ya
sosyal medya kullanıyorlar ya da online
oyunlar
oynuyorlar. Diğer insanlarla bağlantı sağlamalarına olanak sağlayan
bu iki durum onların küfre ve sözlü hakaretlere maruz kalmasına neden oluyor.

Sosyal medya
üzerinde yaptıkları paylaşımlara aldıkları kötü
yorumlar
nedeniyle siber zorbalığa maruz kalıyorlar. Hatta durum bazen öyle
bir boyut alıyor ki iş tacize varıyor. Bunun sonucunda ise birçok kullanıcı
nasıl bir tepki vereceğini bilemiyor ve psikolojik bunalıma giriyor. Bu sadece
sosyal medyada ki durumunu değil günlük hayatını da etkiliyor. Aldıkları kötü
yorumlar nedeniyle kendini çirkin veya yetersiz hisseden bireyler günlük
hayatlarında da depresif ve gergin oluyorlar. Bunun dışında taciz mesajları
alan bireyler ise korku içinde kalıyorlar ve gün içinde devamlı tedirgin
oluyorlar.

Diğer yandan
ise günümüzde fazlasıyla meşhur olan online oyunlar özellikle çocukların
tanımadıkları kişilerle iletişime geçmelerine olanak sağlıyor. Bunun bir sonucu
olarak da çocuklar online oyun platformlarında hem tanımadıkları kişilerle
bağlantı kuruyorlar hem de küfür ve tacize maruz kalıyorlar. Bunun dışında ise
genellikle şiddet içerikli olan bu
oyunlar çocuğunuzun kişiliğini de kötü yönden etkiliyor. Çocuk hem bu oyunları
oynarken hem de siber zorbalığa maruz kalırken öfkeli ve depresif bir hal
alıyor. Bu duruma ise erkenden müdahale edilmediği takdirde sonuçları oldukça
ağır oluyor.

Peki Siber Zorbalığın Nedenleri
Neler?

Zorbalık
aslında asırlardır insanların yaşadığı bir sorun. Maalesef ki güçlünün güçsüzü
ezdiği her çağda karşılaşılabilen bir sorundur. Toplum içinde zaten oldukça
fazla olan bu problem sanal ortamın gelişmesi ve yaygınlaşması ile kendine yeni
bir ortam oluşturdu. Öyle ki birçok insan sosyal medya üzerinde açtıkları fake hesaplar sayesinde kendilerini
gizleyebiliyorlar. Bu sayede de insanlara zorbalık yapabiliyor ve taciz
içerikli mesajlar atabiliyorlar. Tacize ve zorbalığa uğrayan birçok kişi ise bu
durum karşısında yapılabilecek bir şey olmadığını düşünerek çaresiz bir şekilde
boyun eğiyor.

Aslına
bakarsanız sanıldığının aksine bu durumda yapılabilecek birçok şey var.
Öncelikle herkesin bilmesi gerekiyor ki taciz ve zorbalık platformu ne olursa
olsun yasal suç teşkil eder ve hapis
cezasına varan yaptırımları vardır. Yani internet üzerinden çocuğunuz veya
kendiniz zorbalığa, tacize veya aşağılanmaya uğruyorsanız gerekli mercilere
dilekçe vererek suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Size zorbalık yapan kişi bu
suçu fake hesaplar üzerinden işlese dahi kimliği tespit edilebiliyor. Bu
nedenle zorbalığa uğradığınız takdirde yapmanız gereken şey şikâyette bulunmak.

Tabii
maalesef bir gerçek daha var. Her ne kadar siber zorbalığın bir yaptırımı
bulunsa da engellemek için yapılması gereken başka önemli şeylerde var.
Öncelikli olarak siber güvenlik
kesin bir şekilde sağlanmalıdır. Ancak ne ülkemizde ne de dünyada buna yeteri
kadar önem verilmiyor. Sosyal medya üzerinde açılan birçok tehlikeli hesap
bulunuyor ve bu hesapların bazen binlerce takipçisi bulunuyor. Bu gibi
hesapların ise en kısa sürede yetkililerce tespit edilip kapatılması, hatta
gerekirse hesap sahipleri hakkında yasal işlem başlatılması gerekiyor. Ancak ne
yazık ki günümüzde bu duruma gereken önem verilmiyor. Bu nedenle de insanlar
siber zorbalığın bir çaresi olmadığını düşünerek, bu gibi durumlarda
kendilerini savunamayabiliyorlar.

Siber Zorbalığa Karşı Farkındalık

Siber
zorbalık ile mücadele etmenin en etkili yolu bu konu hakkında farkındalık
oluşturmak. Yani her birey siber
zorbalık nedir
ve siber zorbalık ile nasıl başa çıkabilirim gibi soruların
cevaplarını öğrenmeli ve kendisini bu gibi sorunlardan korumalıdır. Özellikle
çocuk sahibi olan bu kişilerin siber zorbalık hakkında bilgi sahibi olmaları ve
çocuklarını bu tehlikeden korumaları gerekmektedir. Özellikle çocuklarının
hangi sitelerde gezindiğini veya hangi oyunları oynadığını bilmeyen
ebeveynlerin bu konuda dikkatli olmaları gerekmektedir. Zira çocuğunuz bu gibi
platformlarda gezerken zorbalığa uğrayabileceği gibi bir zorbada olabilir.

2) Popülerlik İsteği

İnsanlar
tarafından bilinen biri olmayı istemek kısacası ilgi çekme isteği insanın doğasında var. Herkes elbette ki insanlar
tarafından güzel, iyi ya da çalışkan olarak bilinmeyi ister. Ancak gelişen
teknoloji ile bu durum ilgi çekmekten ve sevilmek istemekten öte bir boyut
aldı. İnsanlar artık sahip oldukları özellikleriyle değil de herkesin sahip
olabileceği tek tip özelliklerle bilinir olma çabasına girişti.

Durum öyle
bir hal aldı ki insanlar kendi benliklerini ve görüntülerini gerek çeşitli shop yöntemleri ile gerekse makyajla
gizleyerek, kendilerini farklı biri gibi tanıtmaya başladılar. Kendi
benliklerini ve görüntülerini gizleyerek yeni bir tarz yarattığını sanan bu
insanlar aslında tek tip insan modelini ortaya çıkarttılar. Öyle ki artık
herkesin dudağı dolgulu, herkesin yüzü botokslu ve dişleri yapılmış. Bu şekilde
resimler paylaşarak ya da internet üzerinden toplumsal yapıyı bozacak şekilde
paylaşarak bundan gelir elde eden kişiler oldukça popüler bir hal almış
durumdalar.

Aslına
bakarsanız birçok insan bu kişileri sevmiyor ve hatta bazen aşağılayıcı, küfür içerikli yorumlar atarak bu
kişilere tepki gösteriyorlar. Ancak sizde biliyorsunuz ki atılan bu tarz
yorumlar o kişinin internet ortamından kaybolmasına değil aksine daha çok
yükselmesine ve daha çok piyar elde etmesine neden oluyor. Yani kısacası bu tek
tip insan modelini ortaya bizler koymasak da onlara attığımız yorumlarla,
hesaplarına girip bakmamızla bu insan modelini yükselişe kendimiz geçiriyoruz.

Bu tip
olaylar ise insanların kendi benliklerini kaybetmesine neden oluyor. Her şeyin
sadece görüntü ve beğenilmek arzusu uğruna yapıldığı bu hesaplar nedeniyle
insanlar günlük aktivitelerinden zevk alamıyorlar. Bir kafeye de gitseler, bir
tatil köyüne de gitseler tek amaçları çektikleri fotoğraflarla daha fazla like
ve yorum almak (ki iyi ya da kötü
olmasının en ufak bir önemi bulunmuyor) ve daha fazla bilinmek.

Kabul
etmemiz gerekiyor ki sosyal medya bu yönüyle bizleri popülerliğin etkisi altına
almayı başardı. Bundan kurtulmanın tek yolu ise dert yandığımız ama asla
yapmaktan vazgeçmediğimiz şeyleri yapmayı bırakmak.

3) Asosyalleşme

Her ne kadar
asosyalleşme kavramı popüler olmanın
tam tersi gibi görünse de benzer yönleri bulunuyor. Günümüzde sosyal medya
insanların bilinir olmasını sağladığı kadar bilinmez olmalarını da sağlıyor.
Şöyle ki toplum içinde kendi benliğini, kendi yeteneklerini ve hissettiklerini
göstermekten çekinen insanların birçoğu açtıkları hesaplarla bunları sosyal
medya üzerinde göstermeye çalışıyor. Her ne kadar kendilerini sosyal medya
üzerinde rahat ve özgür hissetseler dahi gerçek aslında tam tersi. Söylemek
istedikleri bütün sözleri, yapmak istedikleri her şeyi sınırlarını başkasının
çizdiği bir dünyada yaşayarak, sınırsız dünyanın kapılarını kendilerine
kapatıyorlar. Yani uçsuz bucaksız bir evrende dolaştıklarını sanırken, aksine üstü
kapalı ve sınırları belirli bir kutunun içinde yaşıyorlar.  Halbuki kendilerini gizledikleri evren daha
büyük ve daha sınırsız.

Günümüzde
birçok birey ve tabii ki özellikle çocuklar ve gençler asosyalleşmiş durumda.
Birbirinin aynısı olan insanlardan bıktıkları söyleyerek sanal dünyaya
kendilerini kapatan bu gibi bireyler, aslında sabit ikinci tip insan modeli
ortaya koyduklarının farkında değiller.

Peki Bu Kötü Etkilerden Kurtulmak
İçin Ne Yapılması Gerekir?

Sosyal
medyanın kötü etkilerinden kurtulmak ise sanılanın aksine oldukça basit. İlk
olarak yapmanız gereken şey sosyal medyada geçirdiğiniz saatleri ve bağlantı
kurduğunuz insanları gözden geçirmek olmalı. Eğer uzun süre sosyal medyada
vakit geçiriyorsanız bu süreyi kısaltın ve yerine başka bir hobi bulun. Kitap okuyun mesela. Zira kitapların
sizlere sunduğu evren hayal gücünüzle de birleşince yaşadığınız evrenden daha
geniş bir hal alacaktır.

Çevrenizde
ki insanlarla iletişim kurmayı deneyin. Örneğin okul gezilerine katılın veya
bir arkadaşınızla yeni çıkan bir filme gidin. İzlediğiniz film sizde
İnstagram’da paylaşılan sabun kesme
videoları
aksine daha büyük etkiler bırakacaktır ve düşünce ufkunuzun
gelişmesini sağlayacaktır.

Ailenizle
beraber daha fazla vakit geçirin. Onlarla dışarı çıkın, dışarı çıkamıyorsanız
da beraber oturun ve gündelik aktiviteleriniz hakkında konuşun.

Dışarı çıkın
ve yürüyüş yapın. Temiz hava, TikTok
videoları
aksine zihnini açacaktır. Etrafınızı ve insanları inceleyin.
Çevrenizde ki insanların sandığınızın aksine birer kukladan ibaret olmadığını,
hepsinin aslında hem aynı yaşam derdi içinde olup hem de çok farklı kişilikler
barındırdığını sizlerde göreceksiniz.

Yeni bir
hobi edinin kendinize. Resim çizin, yazı yazın, günlük tutun. Daha önce hiç edebiyat dergisi okumadıysanız bir
dergi alın ve bir kafede ya da parkta oturun ve açık havada edebiyat dergisi
okuyun. Yeni fikirler ve yeni yazarla tanışmak sizi daha mutlu edecektir.

You might also like:

No results found

Like this article? Share with your friends!

Read also:

1 Yorum. Yeni Yorum

Volkan Aktaş yine döktürmüş. Başarılı yazı. Teşekkürler 👏👏👏

Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü
WhatsApp İletişim
Call Now Button7/24 Destek İçin Hemen Arayın!